buzağı bakımı

26 Haziran 2009

Sığır yetiştiriciliği yapılan işletmelerde buzağı yetiştirme önemli işlerin başında gelir. Her yıl doğan buzağılarda gelebilecek kayıplar işletme ekonomisine oldukça zarar vermektedir…

Doğan her buzağın kazanılması yetiştiriciye ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır başarılı bir buzağı yetiştirmek için önemli olan sütten kesilene kadar geçen dönemde bakımı ve beslenmesi önemli yer tutmaktadır. Buzağı doğduktan sonra agız sütü ile beslenmelidir bunun sebebi ise doğduktan sonra buzağı yeni hayat la tanıştığı an hastalık etkenlerine karşı yeterli vücut direncine sahip değildir.  Ağız sütü sahip olduğu zengin protein yağ haznesinin yanı sıra içerdiği antikorlar vasıtasıyla buzağıya bu yeteneği kazandırmaktadır. Söz konusu bu mekanizma ilk 24 saat içinde ağız sütündeki antikorları buzağının vücuduna kazandıran ancak 24 saat sonunda tamamen kapanarak işlev yapamaz hale gelen ince basaklardaki geçici gözeneklerle tamamlanmaktadır…

 

buzagı 28-35 günlük iken süt tüketmesi yanında günlük 500- 600  gr civarında buzağı başlatma  yemi ve yeterli  düzeyde  temiz su tüketmesi gerekmektetir  bu dönemde  buzağı başlatma  yemi  tüketiminin yeterli düzeyde gerçekleşmesi için buzağıya günlük olarak verilen süt miktarı hayvanın  canlı ağırlığı ve  gelişimi dikkate alınmalıdır .

 

  buzağı beslemede  suyun yeri  tartışılmazdır. buzağının  önün devamlı  surette  temiz ve ılık su bulundurulması günlük canlı  agırlık artışı  ve buzağı  başlkatma yemi tüketimini  arttırırken ishalli  geçen  gün sayısını azaltmaktadır.

 

 

buzagılar 16  haftalık yaşa ulaştıklarında  artık  rumen gelişimlerinin  yeterli   olması nedeniyle kaliteli  kuru  ota  ilave olarak  günlük 3 ve 4  kg mısır veya ot silajı verilmesinde  bir sakınca bulunmamaktatır.bu dönemde konsentre yem olarak %17 ham proteinli ve 2400 kcal enerji içeren  buzağı büyütme yeminden günlük olarak  buzağının  gelişme  durumuna göre 0,5 kg ile 2 kg kadar verilmektedir  bu yaştaki buzagaların  700  gr  günlük canlı agırlık artışı  saglayacak şekilde beslenmesi gerekmektedir..

 

aynalı sazan balıgı

26 Haziran 2009

Aynalı sazan

 

Aynalı sazan diye genelde tanınır ve eti en çok beğenilen ve lezzetli olan balıktır. Aynalı sazan kılçık bakımından diğer sazan balıklarına göre daha çok istenilen ve tutulan balıktır. Hayvanlar âleminin parçası olan aynalı sazan vücuda iri pulları düzensiz olarak yerleşmiştir. Bazı türlerinde de iri pulları bulunmaktadır. Yabancı ülkelerde bu pul farklılıklarından dolayı her birine farklı isimler verilmiştir.

Ancak bizim ülkemizde hemen hepsisine sazan olarak adlandırırız.

 

            Aynalı sazanın daha üstün özelliklerinden dolayı onu adi sazanın yerine ıslah edilmiş bir sazan türü olduğu söylenir. Bazı deneyimlere göre bir göllete eşit sayıda aynalı ve adi sazan salınsa belli bir süre sonra adi sazanın aynalı sazana göre daha üstün geleceği vurgulanmaktadır.

 

kuğu

26 Haziran 2009

KUĞU

 

 

Kazsılar takımının ördekgiller ailesinden kuş. Birçok türü havuzları süslemek amacıyla yetiştirilen kuğu, ördekgillerin en büyük kuşudur. İri gövdeli, uzun ve bükülebilen boyunlu, Oldukça kısa bacaklı ve ayak perdesi geniş olan bu kuş karada beceriksizdir, ama suyun yüzeyinde uzun süre ilerledikten sonra uçar.

 

Kuğular, suda karadan daha kolaylıkla yaşarlar ve çekicilikleri süs kuşları sayılmalarına neden olur. Kuğular, Avrupa, Asya, Avustralya, Kuzey ve Güney Amerika da yaşarlar. En çok tanınan türü, sessiz kuğu ya da evcil kuğu 1,60 m boyunda 23 kg ağırlıkta olabilir. Tümüyle beyaz tüyleri ve dibinde bir yumrusu olan turuncu bir gagası vardır. Yabani halde, Avrupa nın kuzeyindeki bataklıklarda yaşar ve kışın güneye göçer. Yarı evcil halde Hollanda da, Thames ta, Cenevre gölünde vb nde boldur. Tam evcil halde havuzların klasik bir süsüdür. Evcilleştirilmesi orta çağa kadar uzanır. Yavruları yumurtadan çıktıklarında esmer renklidir.

 

Öbür iki tür Avrupa kuğusu da aynı biçimde tümüyle beyazdır; gagalarında yumru bulunmaz. Bunlar, çığlık gibi bir ses çıkaran ötücü kuğu ile daha küçük olan Bewick kuğusudur. Kuzey bölgelerinde yuva yaparlar; soğuk dalgaları, Batı Avrupa nın kıyılarına ya da tatlı sularına doğru gitmelerine neden olur. Kuzey Amerika, büyük trompetçi kuğunun yaşam alanıdır. Beyaz olan bu türün neslinin ortadan kalkma tehlikesi, alınan koruma önlemleri sayesinde giderilmiştir.

 

Avustralya nın kırmızı gagalı kara kuğusu Avrupa parklarına girmiştir, burada bazen Güney Amerika nın kırmızı ve mavi gagalı, beyaz bedenli, kara boyunlu kuğusuyla birlikte yaşar. Kuğular, bitkiler ve küçük hayvanlarla beslenirler; derme çatma yuvalar yaparlar. Uygarlıkların pek çoğunda kuğu, zariflik ve çekiciliğin simgesi

deve kuşu

26 Haziran 2009

horoz ve tavuk

26 Haziran 2009

 

Tavuk

 

Tavuk en yaygın biçimde yetiştirilen kümes hayvanıdır. İnsanın temel besin kaynaklarından olan eti ve yumurtası büyük ekonomik değer taşır. Evcil tavuğun atasının hâlâ Malezya ve Cava’da bulunan bayağı yaban tavuğu olduğu sanılmaktadır. Uzmanlar Hindistan’ın güney kesimlerinde yaşayan boz yaban tavuğunun(Gallus sonnerati) da bazı evcil tavuk soylarının atası olduğuna inanılmaktadır. Bu yabanıl kuşlar yakalanıp kümese kapatılsa bile yılda ancak 30 kadar yumurta verebilir. Yaban tavuğu evcilleştirildikten sonra yeryüzünün her yanına yayılmış, değişik özellikler gösteren birçok soyu geliştirilmiştir.

Günümüzde 200’ü aşkın tavuk soyu dört ana grup altında toplanır: Akdeniz, Asya, İngiliz ve Amerikan. Amerikan soyları et tutmaya yatkın, iri yapılı, ama aynı zamanda yumurta verimleri oldukça iyi olan tavuklardır.

 

En tanınmışları arasında beyaz Plymouth Rock, Rhode İsland kırmızısı, Wyandotte ve Orpington sayılabilir. Cornish, Dorking ve Sussex gibi İngiliz soyları temel olarak eti için beslenen tavuklardır. Akdeniz soylarının en ünlüsü olan Leghorn ise yumurta verimi bakımından öbür tavukları geride bırakır. Gene yumurta verimi yüksek Akdeniz soylarından mavi Endülüs, Minorka ve Ancona gibi ince yapılı ve hafif gövdelidir. Türkiye’de bulunan yerli tavukların büyük bölümü birbirleriyle karışıp ayrı birer soy olma özelliğini yitirmiştir. Ama yumurta verimi yüksek Gerze ya da Hacı kadın soyu günümüzde Gerze ve çevresinde yetiştirilmektedir. Türkiye’de günümüze kadar saflığını korumuş en iyi bilinen soy ise, horozlarının uzun ötüşüyle ünlü Denizli soyudur. İri yapılı Asya soyları arasında Brahma ve Koşin sayılabilir. Çok küçük yapılı tavuklar “İspenç“ adıyla tanınır. Bunlar arasında, Koşin gibi iri yapılı tavuklardan geliştirilmiş olanlarda vardır.

 

güvercin

26 Haziran 2009

GÜVERCİN

 

            Çeşitli güvercin türlerini barındıran güvercinimsiler takımına bağlı karinalı kuş türüdür. Değişik boylarda ve türlerine göre tüyleri çeşitli renklerde madeni pırıltılı yanardöner çoğunlukla gri esmerimsi ya da yeşil olan güvercin kutuplar dışında dünyanın hemen her yerinde yaşayan bir kuştur. Başı yuvarlak gagası yumuşak gaga ucu ise serttir. Burun delikleri de bir zarla örtülüdür. Kanatları geniş ve güçlü olan güvercinlerin iskeleti kırılgandır. Genellikle erkek ve dişi birbirine benzer tüneyici yürüyücü olabilen ve uzun uçuşlar yapabilen göçmen türleri bu kuşlar tanecil ya da yemişçildir.

 

 

Güvercinler derme çatma olarak çalı çırpıyla rasgele bir yere yaptıkları yuvalarına bir ya da iki yumurta bırakırlar. Yumurtadan az gelişmiş olarak çıkan yavrular erişkinlerin kursağında oluşan bir çeşit sütle beslenirler buna da güvercin sütü denilmektedir. Kentlerde yaşayan evcil ve yarı evcil güvercinlerin atası kaya güvercinidir. Yaklaşık dört bin yıl önce evcilleştirilmiş olan kaya güvercini otuz sm kadar boyunda yaklaşık üç yüz gr ağırlıkta sırtı külrengi mavi kanatlarının üstünde iki siyah şerit bulunan bir kuştur. Kaya güvercininden biraz daha büyük olan ve tahtalı güvercin ya da ala boyun kanatları üstündeki beyaz şerit ve boynunun her iki yanındaki beyaz beneklerden anlaşılır. Avrupa Asya ve kuzey Afrika da yaşayan bu tür avcılar tarafından aranan bir kuştur.

 

 

 Avrupa ülkelerinde yaygın olarak bulunan adi kumru güvercinlerin yakın akrabasıdır başındaki tüyler gri-mavi sırtındakiler esmer ve kızılımsıdır kuyruğu ise gri ve beyaz tüylerle kaplıdır. Kolyeli kumru boynundaki kolyeyle benzer halkadan tanınmaktadır. Kuzey Amerika da eskiden çok sayıda görülen göçmen güvercinse avcılar tarafından sistemli bir biçimde yok edilmiş son örnekleri de yirminci yüzyılın başlarında ortadan kalkmıştır. Aynı biçimde eskiden Hint okyanusu ndaki adalarda yaşayan ve dodogiller ailesine bağlı olan kanatsız ve büyük güvercinlerin de on sekizinci yüzyılın ortalarına doğru soyu tükenmiştir. Posta güvercini ilkçağ dan bu yana haber ulaştırma da kullanılan güvercindir. Eski çağlarda hemen hemen bütün orduların bir güvercinliği olurdu.

 

 

 Posta güvercinin yön saptama yeteneğinin mekanizması henüz uzmanlar tarafından tam anlamıyla açıklığa kavuşmamıştır. Bu kuşların aştıkları uzaklıklar ne kadar büyük olursa yuvaya dönüşlerinin de o kadar kolay olduğu saptanmıştır. Ayrıca yön saptama yeteneğinin beynin çalışma biçiminden kaynaklandığı söylenir. Güvercinin şaşırtıcı bir belleği vardır. Mesela dört yıl önce ayrıldığı yetiştiricisini tanımaktadır.       

 

papağan

26 Haziran 2009

PAPAĞAN

                   

 

Papağanımsılar takımının papağanlar ailesinden kuş. Papağanların canlı renkli tüyleri vardır. Hareketli olan üst çeneleri, alın kemiği ile eklemlenmiştir. Küremesi bir kafatasları, çok etkili bir biçimde tırmanmaya yarayan sert ve güçlü gagaları vardır. Ayaklar, ikisi öne, ikisi arkaya dönük parmaklarla donanmıştır. Böylece bu kuşların hemen hemen el kadar etkili olan benzersiz bir tutunucu organa sahip olduğu söylenebilir.

 

Papağanlar ruhsal gelişmeleri nispeten yüksek kuşlardır, bununla birlikte, hayvanların bağırışlarını ve insanların konuşmalarını çoğu kez büyük bir duyarlılıkla taklit etmelerine ve sesleri oluşturmalarına bakılarak bunların çok gelişmiş oldukları söylenemez. Nitekim uzmanlara göre, papağanlar, ruhsal bakımından kimi türlerinin temsilcilerinin temsilcileri insan konuşmasını taklit eden karga gillerden daha az gelişmiştir.

Papağanların besini daha çok bitkiseldir, tanelerden ve meyvelerden oluşur; Okyanusya nın papağanları olan loriler özel yapıdaki dilleriyle çiçeklerin özünü ve öbür sıvıları ağızlarına çekerler.

 

Yuva yapımı, parmaklarını kullanmadaki ustalıklarını yansıtmaz. Gerçekten de papağan giller ender istisnalar dışında yavrularını bir ağaç kavuğunda, bir kaya oyuğunda ya da hazır bir başka oyukta yetiştirirler. Öte yandan baykuş papağanın artık kanatlarını kullanmadığını, göğüs kemiğinin karinasız olduğunu ve geçici bir kuş olduğunu belirtmek gerekir.

 

Özellikle üstün yetenekli ve çok iyi eğitilmiş bir Amazon papağanı 150 farklı sözcük kullana bilir; oysa yeni konuşmaya başlayan papağanlar genellikle bairkaç basit tümce söyleye bilirler. Sorun acemilik devirlerin de bunları eğiten insanlarla olan ilişkilerinde öğrendikleri sözcükleri yerinde kullanmayı bilip bilmediklerini öğrene bilmektir. Bu konuşmayı şartlı refleks çerçevesi içinde yapa bildiklerinde kuşku yoktur: sözgelimi bir papağana bir yer fıstığı vererek sözcükleri söyletilirse papağan canı bu yemişten istediğinde bu sözcükleri yineler. Ama birçok gözlem, kimi papağanların, öğrendikleri sözcükleri belli koşullarda şartlandırılma dışında da kullandıklarını göstermiştir.         

 

van kedisi

26 Haziran 2009

hayvanlar alemi

26 Haziran 2009